Yorumlar

17 Mayıs 2012 Perşembe

Dipnotlar XII

* Çektiğim hiçbir filmin 'Türk filmi' olarak tarihe geçmesini istemiyorum. Bunun nedenini bana değil seviştiğim Çek kadınlara sorun.

* Tom Waits'in erken dönem plakları, sismograf iğnesi ile modifiye edilmiş pikaplarda dinlenmeli.

* Max Ernst, kadının hayal gücünden kan çırpan kanatlar yaptı kendine; dişi olan ne varsa yer çekimsiz mabedine hapsetti, olması gerektiği gibi.

* 'Sen' olmaktan duyduğum suçluluğu nasıl açıklarsın?

* Vakitsiz ölen genç kızlar, tabut yerine çeyiz sandıklarına konup toprağa verilmeli.

* Rüyamda 1942 yılındaydım ve Auswitch'de onlarca SS tarafından sıkışık bir hücreye kapatılıp son dönem Türk filmlerini izlemeye zorlanıyordum.

* Les réves des amoureux hors du commun se terminent comme ils ont commencé. Chaque chose se termine comme elle a commencé.

* Zoë Lund! Steril bir iğne ucunun koluna yaydığı ‘stop motion’ çürüme, hayata karşı gösterdiğin uyumsuzluğun eş zamanlı grafiğidir.

* 'Blue Jean' dergisinin 80'ler edisyonuyla cansız bedenlerini örtbas eden kadınlar, bana duyduğunuz nefreti derin dondurucuda saklayınız.

* Ortasından sıkılmış diş macunu üreten bir fabrika kuracak ve evime gelerek kazara yatılı kalmış tüm misafirlerin işini kolaylaştıracağım.

* Eğer seviştiğiniz adam teninizin rengini almıyorsa onu törenle oyuncak müzesine kaldırın.

Klorlu suyun derinlerinde ve zamansız görülen bir düşün manyetik etkisi altında eğilip bükülmekte olan havuz fayansları gözleriniz...

* Annesi öldükten ve yakıldıktan sonra külünü sigara tütününe karıştırıp içen Alman bir arkadaşım şöyle dedi: Raucher sterben früher.

* Hayatımdan ansızın, nereye çarpacağını bilemeyen defolu bir molekülün amatör belleğiyle yok olmak nasıl bir his Leos Carax?

* Heather Langenkamp, son e-mailinde şöyle yazmış bana: 'You have to discover the convulsive energy of Hollywoodian plus value to touch me'

* Sürrealist manifestoyu André Breton değil de Lewis Carroll yazmış olsaydı 'official' annemi üzdüğüm için daha çok mu suçluluk duyardım?

* Sürrealist-patriarkal Bunuel'i böylesine taklit etmeye çalışıp da sonunda Cocteau'nun feminen kucağına düşebilen tek kadınsın Maya Deren.

* Ey sürrealizm, mezarımı özelleştir! Cesedimin ekonomi politiğe katkısı, kapitalizmin son nefesidir.

* Sevgili kadınlar, sosyalist devrim ve Dušan Makavejev sineması arasında 6.0 tam puan fark var. İnanmazsanız Ivica Vidovic'le sevişin.

* Küçükken Ekaterina Alexandrovna Gordeeva ve Sergei Grinkov çiftini örnek alıyordum. Sonra tuhaftır, ikisini de Katarina Witt ile aldattım.

* Max Ernst, Dorothea Tanning'in ılık çırpan kanat kokusudur.

* Google translate, 'seninle her gün sevişirdim' cümlesinin İtalyanca karşılığını 'günlük zincir reaksiyonu' olarak verdi. Kesinlikle haklı!

* Sen, libidinal reaktörden çıkan artı ucunu insanlığın eksi ucuna bağlayarak var olan eksiyi giderek eksiğe dönüştürmüş vajinal refleksin.

* L'Humanité okuyorsan Anatole France okuyamazsın Tan! Ah Tan! Yeni bir akademik eğitim programı seni bekliyor: L'Humanité without Mr.France!

* Organlarımı, eski kız arkadaşlarımla birlikte New York Doğa Tarihi Müzesine bağışlamayı düşünüyorum. 'Istanbul Modern' avucunu yalar.

* Darbecileri yargılamak yerine Kandilli Rasathanesi'nde deprem süpervizörü olarak çalıştırın.

* Bu sabah aldığım köy ekmeğinden Lenin'in el kadar küçük bir heykeli çıktı.

* Rüyamda Jacques Lacan'ı Mudanya sahilinde 'Dilruba' isimli bir balık lokantasına götürüyor ve gecenin sonunda hesabı ödemeden kaçıyordum.

* 'Türk solu' deyince aklıma havalı kornayla çalınan enternasyonal marşı geliyor.

* Bir sonraki filmimde diş telinde kalmış peynir parçasını parmağının ucuyla çıkarıp sutyen kopçasına silen bir kızın öyküsünü anlatacağım.

* Sonunda bir kadının sırtına nemli tebeşirle 'Satılık Orgazm' yazabilmeyi başardım.

* Bir kızım olursa adını Grizu koyacağım. İçi kömür dolu bir küvette uzanmış düşünürken aklıma geldi. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder