Yorumlar

27 Haziran 2014 Cuma

Ömür Boyu Miss Piggy Ödülü


Madem sizi tanıyorum, bilmek hakkınız! Uzun süredir film çekemiyor olmanın getirdiği ölümcül günahları sıfırlamak adına tam 2 yıl 8 aydır Uluslararası Af Örgütü'ne düzenli olarak günah çıkarıyorum. Dün, bu meşakkatli sürecin son günüydü ve af örgütünün başkanı olan Salil Shetty, Roma'da bir süpermarkette düzenlenen ödül töreninde, hayata yepyeni bir sayfa açmanın temsili olarak bana bu muhteşem ödülü takdim etti; "Ömür Boyu Miss Piggy Ödülü"... Kendilerine teşekkür ediyor ve daha şimdiden yeni bir günah çıkarma seansına duyduğum özlemle uzun bir süre daha film çekmeyeceğimi sizlere duyurmak istiyorum.

14 Haziran 2014 Cumartesi

What Is To Be Done


Kendi çocukluğumu evlat edinecek kadar yaşlandım demek! Doğrudur... 1986 yılının Haziran 14'ünde çekilmiş olan bu fotoğraf, aynı yıllarda devam eden C.C. Catch'e olan aşkımı tüm açıklığı ile gözler önüne seriyor. Hatta daha ileri gidip fotoğrafı onun çektiğini iddia edeceğim! O yıllarda pek bir uzundu C.C. Catch. Ve şanı şöhreti gereği imza vermek için hızla hareket etmek zorundaydı. Onun kalın bacaklarından başlayan ve tahammülsüz gülümseyişinde sonlanan her devinim alanı, ardında keskin bir oksijenli su kokusu bırakıyordu. Yıllar içinde suyu oksijenden ayırmayı başarsam da Catch'den ayrılmayı bir türlü başaramadım. Öyle ki hiç de ani olmayan bir kararla 2012 yılında Moskova'ya onu görmeye gittim. Düet yaptıkları Chris Norman'ı kıskandıktan hemen sonra korumaları güçlükle aşıp nihayet kendisine ulaşmayı başardım. Elimde, tam da şu anda paylaşıyor olduğum çocukluk fotoğrafım vardı. Nefes nefeseydi C.C. Catch ve sağ çorabı kasığına kadar kaçmıştı. Musa'nın denizinden daha kutsal ancak asasından daha küçük bir yarık açılmıştı çorapla çocukluğum arasına... Fotoğrafı uzattım ona ve "siz çekmiştiniz, hatırladınız mı" diye sordum. Çok yorgun olduğunu, beni tanımadığını ve bir an önce CRJ-700 ile Hamburg'a gitmek istediğini söyledi. Chris Norman ve CRJ-700 arasında bir kıskançlık bağlantısı kurmaya çalışırken korumalardan biri omzuma dokunup İspanyol aksanlı İngilizcesi ile sahne arkasını terk etmem gerektiğini söyledi. Son kez baktım C.C. Catch'e, tam da fotoğraftaki gibi, alttan yukarı doğru! Ve "Tom Waits'i sevmek tam 20 yılımı aldı, oysa sizi aniden sevmiştim" diyebildim. Burnunu çekti C.C. Catch, iki öksürdü ve 'Ciao' dedi. İnanın hiç sinirlenmedim; önce Catch'in korumaları tarafından sahne arkasına, sonra daha da arkasına alındım. Hatta diyebilirim ki Leningrad sırtlarına kadar püskürtüldüm. Ama tekrar ediyorum, hiç sinirlenmedim! Etrafta ilk gördüğüm ve Sergei Eisenstein'a ait olmadığına emin olduğum heykele sarılarak 'What Is To Be Done'ı C.C. Catch'in yorumuyla bir kez daha okudum.