Yorumlar

17 Aralık 2012 Pazartesi

Dipnotlar XV


* Dünyayı güzellik, insanlığı yalnızlık kurtaracak.

* Sinema festivallerinde jürilik sistemi kaldırılsın, zira köpekler başları okşanmadan da yaşayabilir.

* Sevdiğim kadınların ayaklarını birer kitap ayracı olarak kullandığımı saklamayacağım sizden.

* Ey Fransız sineması! Dişlerini ne kadar fırçalarsan fırçala, nefesindeki Gitanes kokusunu asla temizleyemeyeceksin.

* 'Katarsis Hediyeli Minimalist Filmler Haftası' düzenleyeceğim. İçinde ne köy olacak ne kasaba.

* 1986 yılında Belde Parkı'nın önünde parti veriyorum... I won't harm you or touch your defenses, vanity and security... You're all invited!

* Sevişirken bedeni aniden makas değiştiren kadınlarla aynı istasyonda inemezsiniz. Bunun için makinisti suçlamayınız lütfen.

* Aynı filmleri aynı sırayla izlemek, deliğin ortasına delik açmaya çalışmak gibi.

* Devrim geciktirici spreyi ve cinsel kimlik korumasıyla postfeministler için az kullanılmış Lacan çıkartmalı 'jouissance' paketi bayilerde!

* André Breton'un kızının adı da Tan (Aube). İkimiz de güneşten hızlı doğduk. Ama kaynağı 'tarih' olan bir cinsiyet kırılması yaşandı aramızda.

* Sinemanın hayal gücünü ve düşsel dinamiklerini görkemli bir ahmaklıkla hadım eden sözde toplumcu gerçekçi kurnazların filmlerini veto edin!

* Kesinlikle tanımını yapamadığım ancak yoğun olarak hissettiğim sonbahar havasının aşka ilişkin mazoşizme hizmet eden ağırlığı.

* Bir hostese arkadan sarılıp iltica talebinde bulunmak istiyorum. Hangi hava yollarına ait olduğu önemsiz.

* Türk sinemasındaki kara mizah ve zeka açığını kapatmak adına Kültür Bakanlığı ivedilikle Bent Hamer'ı ithal etmeli. Bonservis ücreti benden!

* Bremen'de Türklerin oturduğu apartmanı kundaklayan Alman, döner-ekmek yerken yakalanmış. Oral haset ve etnik yamyamlıktan açılmalı dava, sonra da düşmeli.

* Felsefe, psikanalizin 'cinsiyetsiz' babasıdır.

* Walter Benjamin mi yoksa Benjamin Péret mi diye sorsalar ikincisini seçerim. Farklı kulvarlar olduğunu düşünenlerin canı cehenneme.

* Ne zaman Michel Legrand dinlesem, doyurulmamış arzu ve yaşanmamış yas arasında yerel zigzag'lar çiziyorum.

* Yokluk üzerinden mucizevi biçimde kendilerini inşa eden bedenler, fantezi bedenlerdir. Bu yüzden bir kızım olursa adını 'kürtaj' koyacağım.

* Türkiye'de sinema yapmak, içki içmekten daha ucuz artık. Eskiden içki ısmarlayanlar, şimdi 'film çekelim' diyorlar.

* Bazı kadınlar yalnızca 'omuz plan' dünyaya geliyor. Isabelle Huppert de bunlardan biri.

* Berlin'den döneli iki gün olsa da Bülowstraße'deki sokak orospularının şemsiye kırıntıları hala dişlerim arasında. Pespembe çiğniyorum.

* Bayanlar Baylar! Masumiyet yerçekimine karşıdır. İnanmıyorsanız sevgilinizi uçurumdan aşağı itin. Eğer düşerse onu, düşmezse beni mahkemeye verin.

* Talk Talk'ın 'Renee' şarkısı, 'The Fly' filmindeki Geena Davis'in aniden incelen DKNY marka siyah çoraplarını hatırlatıyor.

* Jung'un personası ruhun kaportasıdır.

* Nick cave "Raise your hands up to the sky" diyor. Oysa tüm sevdiklerim gömüt.

* İmkansızlıktan türeyen trajedi muhafazakardır. Bu yüzden üst üste orgazm olmaya çalışmayın.

* Lacan'ın mezarı Çanakkale'ye taşınsın! Aynalı Çarşı, Lacan Müzesi olsun!

* Türk usulü histeri günün birinde mucizevi biçimde ortadan kalkarsa, tüm cast ajansları iflas eder.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder