Yorumlar

14 Mart 2009 Cumartesi

Darwin ve Tactile Deney


Deney No - 45
Deney Adı - Tactile Art
Denek Adı - Charles Darwin

Renk: Depremde çatlamış göbek taşı.
Koku: Zehirli su buharı.
Dokunsal: Enseden içeri boşaltılan soğuk pirinç muhallebisi.
İşitsel: Üretimi durdurulan oyuncak maymun.
Tat: Tütün rengi buzlu cam.

4 yorum:

  1. çağrışım bileşenlerinin saflığını tutturamayışının acı sonucu olarak laboratuvar tüplerini patlatmış vaziyet için kusursuz bir armağan :)
    hem deney sonuçları yol gösterici-özellikle de "tat duyumu"nda- hem de "denek"in bizatihi kendisi vaziyet'in "akılcı çağrışımları"nı çağrıştırıyor :)

    YanıtlaSil
  2. zeyl niyetine;

    sayın breton;
    bu "oyun"un neden bu kadar hoşuma gittiğini buldum sanırım. evvela buluşunuz olan: "enseden içeri boşaltılan soğuk pirinç muhallebisi" duyumuna bayıldığımı itiraf edeyim.

    akılcı beslenen biçare çağrışımlarımın gaz lambasının ışığında düşündüm(ansiklopedik kararlılıkla, ya da envai çeşit sözlüklerin daimi okuyucusu obsesyonuyla): "enseden içeri boşaltılan soğuk pirinç muhallebisi" bir 'duyum'u isimlendirmek için üretilmiş bir kelimeler bütünü, hatta zincirleme bir sıfat tamlamasıdır, denilebilir. kullanımda olan diğerlerinden (mesela; 'yeşile çalan mavi saç'tan) tek farkı, deneye konu olana ait olarak üretilmiş oluşu ki, üretilen tüm "tarif"leri başka durumlar için tekrar kullanılamaz bulmuyorum, hatta kullanıma sokulmasında fayda olduğunu dahi düşünüyorum.

    fikri yolculuğum buraya kadar takip edilebildiyse geldiğimiz istasyon "dil ve onun pek karmaşık olanakları"olarak özetlenebilir. bu noktada ise bendenizin en yüce haz kaynağı olan "edebiyat"ın alanına giriş yapıyoruz. zira edebiyat dediğimiz uğraşın alanı, "dil"in olanaklarından dibine kadar faydalanmanın yanı sıra, olanaksızlıklarını zorlamak, yeni olanakları küstahça yaratmaktır naçizane kanaatimce. ifade etme çabası ketlendikçe, yani kelimeler yetmemeye başladıkça, yani arzunuza erişmenizin önüne çekilmiş duvarlar yükseldikçe ve güçlendikçe ona ulaşma çabası bendenizin gözünde daha kutsal bir hal alıyor. başka bir deyişle, kelimelerin kifayetsiz kalmasını hem seviyor, hem de ondan nefret ediyorum!

    düşününüz, "enseden içeri boşaltılan soğuk pirinç muhallebisi" kelimelerinin bu biçimde birarada kullanılmasıyla oluşan tarifiniz için mesela "sohulenta" diye bir kelime olsaydı, her şey ne kadar sıkıcı olurdu! edebiyat bile!

    velhasıl, tactile deneyi çalışmalarınızı kelimelerin mucizevi birlikteliklerinin fikirsel ve duyumsal hayatımızdaki patlamalarına yaptığı eşsiz hizmetten dolayı pek beğeniyorum.

    saygılar.

    YanıtlaSil
  3. Tactile deneylerim doğrusunca göstermiş olduğunuz analitik yaklaşım için teşekkür ederim...

    Sevgili Vaziyet, tam bir tactile deney sayılmaz ama gençliğinize yakıştırdığım Tom Waits şarkısının ötesine geçerek, gençken nasıl göründüğünüz üzerine başka bir 'sezgisel' enerji üretmek peşindeyim.

    Bu hedefe kitlenerek yaptığım tüm çalışmalar, karşıma tek bir ismi çıkarıyor: Claude Jade. Sizde onu görüyorum. Şarap mahzeni, Jean Pierre Léaud ile sık sık kesilen birliktelikler, yanlarına doğru deforme olan beyaz babetler vs...

    YanıtlaSil