30 Temmuz 2015 Perşembe

Cosmos



Gördüğünüz rüyalar kurşun geçirmez belleğinizde ufalanıp da hatırlanamaz hale geldiğinde yeni başlayan güne nasıl uyum sağlıyorsunuz merak ediyorum; kahvenin dozunu mu artırıyorsunuz ya da öğle yemeği arasını denk getirip mürekkebi yitik bir klavye jestiyle gündemin sıcak siyaset dalgasına pek değerli müdahalelerde mi bulunuyorsunuz? Nasılsa her müdahale, sizden habersiz yapılmış bir sözleşme gereği Öteki tarafından öyle ya da böyle onaylanıyor. Bu iletinin amacı, yüceltme yasalarının da zoruyla hızla siyasileşen dürtülerinizin ötekinin onayında ve tıpkı bir bumerang gibi narsisistik omnipotansınızı beslemek adına size nasıl geri döndüğünü sorgulamak değil elbette. Bilmediğiniz gibi zevk almaya devam edin lütfen.

Benim derdim, rüyalarınız kadar hatırlamadığınız birisini size tanıtmak ya da unuttuysanız yeniden hatırlatmak... 15 yıldan bu yana kendini piyasa şartları gereği unutturmuş olan Andrzej Zulawski'nin 'Cosmos' filmi ilk kez gelecek ay Locarno Film Festivali'nde gösterilecek. Henüz fragmanı yayınlanmayan filmden kısa bir sahne paylaşıyorum. Yokluk edebiyatından aldığı güçle şımarıkça ve aptalca çoğalan son dönem Türk filmlerinden sonra uzun süreli bir sığınak olması dileğiyle...

PS: Zulawski'yi Mart ayında gerçekleşecek olan ve Psikeart günlerinin devamı olan 1. Psikesinema Film Festivali'ne davet ettim. Eğer kabul ederse, daha şimdiden davetime olumlu yanıt vermiş olan Fernando Arrabal ile aynı zamanda İstanbul'da olacaklar. Arrabal, 'Sadomazoşizm ve İspanyol İç Savaşı' hakkında konuşacak. 

1 yorum: