7 Eylül 2013 Cumartesi

Bego


Hayatımda belki de en çok aşağılandığım an, ilkokulun ilk günü bitiminde ve onlarca çocukla birlikte koştura koştura okulun merdivenlerinden inerken aniden çantamın açılmasıyla birlikte içindekilerin yere saçıldığı andır. Kitap ya da defterler bir yana, annemin birinci uzun teneffüste beslenmem için çantama -o çantanın bir benzerini 'Alfabetik Düşler' filminin 'O' harfinde bulabilirsiniz- koyduğu ancak yemeye utandığım birkaç adet Bego bisküvisini yere saçılmış gördüğümde müthiş bir utanma duygusu yaşamıştım.

Sahip olduğum ama ne olduğunu bilmediğim o büyük sırrın kendini ifşa anı, ambalajları dahi açılmamış bisküvileri yede gördüğüm o andır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder