18 Kasım 2010 Perşembe

Mr.Kahlo Sendromu



Animus, tinsel bir denge unsuru olmayı terk ederek bedeni istila etmiştir; önce kaşları tek bir çizgiye dönüştürüp sonrasında kolda biten tüyleri kıllandırarak renklerini açık kahverengiden siyaha kaydırmıştır. Yine de ressam Frida’nın Mr.Kahlo’ya dönüşmesi, Dr.Jekyll’ın Mr.Hyde’a dönüşmesinden bir adım geridedir. Çünkü ‘kadın’ nesnesi ve ‘kadınlık’ imgesi arasındaki mesafe henüz tam olarak açılmamıştır. Bunu nereden anlıyoruz? Elbette Frida’nın iğne yapmak üzere gelen bir hemşirenin görebileceği kadar yer açtığı vücudunun teşhir bölgesinden... Asker ranzasına yapıştırılmış oralet esanslı ucuz sakız görüntüsü taşıyan bel bölgesi, Frida’nın bakışlarındaki Diego Rivera yapımı libidinal cevherin bir yansıması mıdır yoksa içine katılan testosteronla giderek kuruyarak bozuk dondurma kıvamını alan Meksika çimentosu mudur?

Frida’nın dönüşümü henüz ‘Dr.Jekyll and Mr.Hyde’ yakın mitinin bir adım gerisinde yani ‘La Belle et la Bête’ düzeyindedir. Hayvani olan, lifleri kuruyarak antika bir çelenke dönüşmüş soluk şalın altında saklıdır. Peki ‘güzel’ olan, kadını kadınlığa bağlayan bel bölgesinde değilse nerede saklıdır; Animus’u her şeye rağmen bastırma girişimi taşıyan Frida’nın boyalı tırnaklarında mı yoksa yatış pozisyonunun ‘anal’ seksi en azından imge hattına sokabilme gücünde mi?

3 yorum:

  1. Mr.kahlo'ya alismis olsaydi zihinler, ne Rivera'nin libidal cevherinden, ne de Kahlo'nun Mr. lasmasindan bahsedecektik oysa ki.ya da degil...

    YanıtlaSil
  2. 'Libidal' sözcüğü 24 kare değil.

    YanıtlaSil
  3. evet, ben de gec fark ettim.
    bir an icin zamandan bahsediyoruz sanmistim oysa ki...

    YanıtlaSil