12 Nisan 2010 Pazartesi

Circular


Başlarımız, düşüncelerimiz yön değiştirebilsin diye yuvarlaktır.

Francis Picabia

14 yorum:

  1. Peki kafamda sürekli aynı yöne doğru gidersem terk ettiğim kadına mı ulaşırım yeniden?

    YanıtlaSil
  2. ne muhteşem bir resim bu!hakkında yazmak için izninle aşırıyorum... h

    YanıtlaSil
  3. Döngüsellik ama kontrollü... Sonu ve başı aynı ya da sonsuzluk... Ve nüans farkıyla bir hareket yaratılmış ya da farkındalık...

    YanıtlaSil
  4. gelişen süreç içerisinde modern duygulu adamın bu kasıtsız hareketi başka bir oluştur.

    YanıtlaSil
  5. yanlardan merkeze doğru üflenmiş bir bağ bozumu, "ey küçük delik selamlıyorum seni"

    YanıtlaSil
  6. sevgili Andre terk ettiğin kadını bulabilirsin ama başka bir adamla. Bir şeyin ikinci kez bulunduğunu yalanlayan bir yasası var gerçeğin. Nerden mi biliyorum düş aldatır.

    YanıtlaSil
  7. 'Terk ettiğin kadını bulabilirsin ama başka bir adamla... ‘Nerden mi biliyorum’ kısmında 'kendimden' ya da buna benzer bir yanıt bekledim niyeyse:)
    Ve evet kendimizden bilebildiğimiz ölçüde, beklentilerimiz dışında gelişebiliyor, değişebiliyor yaşam... Belki de bazen daha sıkı kucaklamak gerek bazı şeyleri ama hayır 'değerini bilmek gerekir' de değil, bunu söylemek istemedim, zaten yaşanılan her şey değerliydi ya da değerlidir ama böylesi bir nostalji bu sadece kendimizle alakalı, yaşadıklarımızla değil ki çözümü de pekâlâ insanın yine kendisinde... Ancak ‘esas’ mesele bu da değil, sanki 'aramak' esas olan buymuş gibi ve tabii ki birde en güzeli, aramadan bulmak; ansızın, birdenbire, apansız...

    YanıtlaSil
  8. Kadınlar benden sonra kendi çevreleri etrafında dönerek yok oluyorlar 'suanyisan'. Bu da benim gerçekliğimin yasası.

    YanıtlaSil
  9. Terkettiği bir kadını neden tekrar bulmak adına tersine bir yolculuğa çıkar ki insan ?

    Kadınlar sizden sonra kendi çevreleri etrafında dönerek yok olumuyorlar" sa hangi yok oluşu bulmayı umuyorsunuz?

    ya da bu da "bütün katiller cinayet mahaline mutlaka geri döner" tezinin ispatı mıdır?

    her koşulda; anlamsız bir enerji sarfiyatı..

    YanıtlaSil
  10. Anlamı olan tek bir enerji sarfiyatından söz edebilir misiniz?

    Enerji kaybolduğunda (ölüm) ya da dönüştüğünde (aşk) kendi anlamsızlığını meşru kılar. Ölüm, kendini geride bırakmaksa ve aşk, kendinin gerisine düşmekse, hangi enerji muhafazakar olmaktan ve anlamı ötelemekten kurtulabilir ki?

    Yokluğu bulmak... Evet. Sürekli 'travma'nın ters yönünde ilerleyerek kaybedilmiş bir nesneyi yoklukta 'yok' haliyle yeniden bulmak! Olay mahalinin ters yönünde uzaklaşıyor olmanın gizli arzusu burada saklı; travmayı yaşamak yerine bu kez üçüncü bir göz olarak ve yalnızca izlemekle yetinmek...

    YanıtlaSil
  11. bir ötekinin "anlamsız" diye atfettiği enerji bir başkasının yaşam döngüsünde öyle bir yere denk gelebilir ki "orda bir patlama sesi" yabancılığınızdan tanımlayamayabilirsiniz.
    geriye tüm dönüşler romantizme bir gönderme ne de olsa. kendi halesinden kurtulan bir kadın uzaya fırlayan bir taşın kendiliğinden salınımını yüklenir. ey güneş sen ki anlatabilirsin kendini kendi sisteminde. nasıl bağlanıyorsak kendimize. başka nerde anlatabilirsin ki, anlatılabilirsin?

    YanıtlaSil
  12. ...
    ''Kollarını iki yana açtın ve yeniden denize döndün. Neredeyse tüm saçların dökülmüştü. Rüzgar durdu. Bacaklarını birleşik duruma getirdin ve denizle seni ayıran yükseltinin kenarına biraz daha yaklaştın. Ayak parmakların yükseltiyi aştı. Başımı kaldırmam yasaktı. Olan biteni sadece göz ucuyla izleyebiliyordum. Sonra biraz daha aştın yükseltiyi, sonra biraz daha! Vücudunu kıpırdatmaksızın sadece yüzünle döndün bana. Manzara ve boşluk aynı gülümseyişte kayboldu. Vücudun öne doğru eğildi. Dengesizliğin riski, düşüyor olmanın kararlılığına dönüştü. Denize doğru ivmelendi elbiselerin. Pergel iğnesi ayakların, geometrik düzeni altüst eden bir yarım daire çizdirdi bedenine. Ve tam göz ucumdan kaybolurken seslendin:

    - Aynı anda arzu eden nefeslerimizi sakla!''*

    *http://surrealismus.blogspot.com/2009/05/pars-pro-toto.html

    YanıtlaSil