Yorumlar

31 Mart 2009 Salı

Gouttes d'eau Sur Pierres Brûlantes


1.Round:

Dansçılar (soldan sağa):

Ludivine Sagnier: Dokunulduğu anda biyolojik bir anıta dönüşerek ‘sağlıklı toplum’ idealine referans olan vücuduyla kendi türünün arkaik hızını taşıyan kadın. Doygun elektra.

Bernard Giraudeau: Coşkun mizahını yanardağ ağzı kazağıyla boğarak akşam yemeklerinde ölüm dağıtan Trickster arketipi. Primordial baba.

Anna Levine: Erken dönemde idealleştirilerek üç kuruşluk 'kendilik' şiirleri için yalnızlığa kurban edilen kadın. Ensest anne.

Malik Zidi: Ağızdan çıkan prematüre haykırışın başka bir sesin yankısı olarak geri döndüğü insanlık taklidi. Kraliçe Oedipus.

2.Round:

Ludivine Sagnier: Toplum, senin sarsıntılı ve katışıksız orgonomik bedenine ve yine senin kurallarınla girmeye çalıştıkça, kenarları çamur tutmuş bir gecekondu melankolizmine düşüp öylece kalıyor.

Bernard Giraudeau: Büyük Öteki'ye armağan edilen her beden, kendi cinsiyetini aşarak koca bir deliğe dönüşür ve bahçesinden koparılmış ucuz saksı toprağında verir son nefesini.

Anna Levine: Anne?

Malik Zidi: Bedenim sürçüp de yaşamda kalmak için vücuduma stokladığım eşcinsel harflerden biri sönse, delirip başka bir gezegenin edebiyat tarihine geçerim.

6 yorum:

  1. Aha aha, du bist so heiß wie ein Vulkan

    Aha aha, und heut verbrenn` ich mich daran.

    Jedermann nennt dich sweet Lady Samba,

    Jeder sieht, daß du kein Kind mehr bist.

    Die bunten Lichter drehn sich wie Feuer,

    Wenn du die Welt rings umher vergißt.

    Aha aha du bist so heiß wie ein Vulkan

    Aha aha, und heut verbrenn` ich mich daran

    Rock’n Roll, ChaCha, Mambo und der Boogie,

    Das ist jetzt alles für mich vorbei.

    Die ganze Welt tanzt heute die Samba,

    Olé, olé, wir sind dabei.

    Tanze Samba mit mir,

    Samba, Samba die ganze Nacht.

    Tanze Samba mit mir,

    Weil die Samba uns glücklich macht.

    Liebe, Liebe, Liebelei,

    Morgen ist sie vielleicht vorbei.

    Tanze Samba mit mir,

    Samba, Samba die ganze Nacht.

    Aha aha, du bist so heiß wie ein Vulkan

    Aha aha, und heut verbrenn` ich mich daran.

    YanıtlaSil
  2. sayın breton;
    ne françois ozon'a, ne de onun "renkli" dünyasına tahammülüm yok. dolayısıyla belleğimi biraz zorladım da, gençlik yıllarımda bu şarkıyı raffaella carrà'dan "en el amor todo es empezar" ismiyle dinleyip samba yaptığım günleri hatırladım. raffaella'nın uzun bacaklarıyla söylediği benzer bir şarkı da "para hacer bien el amor hay que venir al sur" idi, klibinde de tıpkı bu sahnedeki gibi dizilmiş danseden erkek dansçılar topluluğunu bir kalça darbesi ile domino taşları gibi yıkıverirdi.

    YanıtlaSil
  3. Ozon'u sevmesem de benim için bu filmin yeri, onun diğer filmlerinden (Sitcom ve Les Amants Criminels hariç) farklıdır çünkü işin içinde aşırı dozda Reiner Werner Fassbinder vardır...

    Bu sahneyi seçme nedenim ise Brechtian tavrın müzikal bir yabancılaştırma unsuru olarak kullanılmasındaki cevher ve dansın hiyerarşik bir yapıyı temsilindeki ışıltılı kestirme yoldur sevgili Vaziyet.

    YanıtlaSil
  4. sevgili breton;
    yazmaya gerek görmediğim "fassbinder sosu", aksine bendenizi bay ozon'a karşı daha bir sinirli hale getiriyor. zira ben bu örnekte fassbinder'in isminin de "yanlış" kullanıldığı kanısındayım, affediniz, bu şahsi fikrim.

    brechtian tavra gelince, sözkonusu tavrı bir filminin bir sahnesinde kullanmak da kendisini düze çıkaramıyor maalesef. "tavır" dediğiniz şey belirleyici olmayıp bu tarz eklektik yöntemlerle sağa sola monte edilince içeriğinden boşalıyor, izleyen için okunmaz hale geliyor. bu durumda yönetmenin tek becerdiği şey, eserine "renk" katmak hırsıyla bay brecht'in ruhunu rahatsız etmek olabilir ancak. "tavır" dediğimiz şey bu nedenle fassbinder'de vardır, ozon'da değil.

    YanıtlaSil
  5. Sözüne ettiğiniz sos, yemeğe ciddi anlamda karışmıştır sevgili Vaziyet. Çünkü bu film, Fassbinder'in bir oyunundan uyarlamadır ve Ozon ne yaparsa yapsın, Fassbinder'in çakır keyif ruhu, filmin pek çok sahnesinde (özellikle son sahne) teşhir etmektedir kendini.

    Eklektizmin ve onun postmodern yabancılaştırma düsturunun tamamen karşısında düşünen biri olarak 'motifin' içindeki politik enerjinin çalınmasına ya da söz konusu 'motifin' içi boş bir mesaja dönüştürülmesine elbette gönlüm razı olamaz. Ancak tek mekanda geçen filmlere olan duygusal bağlılığım başta olmak üzere bu filmin müthiş bir dramaturji çalışmasıyla ortaya konmuş olduğu gerçeği, yazık ki sosuna rağmen filmin yanında kılıyor beni.

    YanıtlaSil
  6. ozon'a rağmen kendini gösteren fassbinder, sosuna rağmen yanında durulan film..

    bu konuda tavizkarsınız breton.

    .....

    gözardı edilebilecek özel istek notu: vaktiniz olursa tactile deneylere yeni denekler ekleyiniz rica ederim.

    YanıtlaSil